Tırmanış Sporuyla İlgilenenlere Takviye Egzersiz Programı
04 Nisan 2012
Çalışanlar İçin Sabah Erken Saatlerde Pilates Dersleri
12 Nisan 2012
Hepsini göster

Avrupa 8.si Yelken Sporcusuyla Röportaj

Bu hafta stüdyomuzun çok sevilen üyelerinden Akif Muslubaş ile  yaptığımız röportajımızı yayımlıyoruz pilates blogumuzda. Akif stüdyomuzun  en disiplinli ve  derslerde grup arkadaşlarını en çok motive eden üyelerinden biri :) Yarışmalar sırasında derslere ara verdiğinde yokluğu ciddi şekilde hissedilen Akif,onun grubunda pilates yapan hiç bir arkadaşının dersi boşlamasına izin vermeyerek her pilates hocasına lazım bir üye :)) Çünkü o kadar güzel bir enerjisi var ki bu hemen girdiği dersin temposuna da yansıyor. Yeri geldiğinde gayet esprili ve ortamın havasını hemen şenlendiren hali, yeri geldiğindeyse full konsantre yine tüm sınıfı da etkisi altına alan ders ciddiyetiyle Akif bizler için Focus Studio‘nun en sevilen ve vazgeçilmez üyelerinden biri. Son katıldığı Olimpik Finn Avrupa Şampiyonasında 69 teknede 8. lik alarak İstanbul’a dönen ve tüm yoğunluğunun arasında bizlere bu röportaj için de vakit ayıran Akif Muslubaş‘ı Focus Studio ailesi olarak bu başarısı  için tüm kalbimizle kutluyoruz.

Biz seni asAkif Muslubaşlında epey uzun bir zamandır tanıyoruz ama yine de biraz kendinden bahsedebilir misin genel olarak?

38 yaşındayım.  İstanbul, Kızıltoprak doğumluyum, halen de Kızıltoprakta yaşamaktayım.  Mali müşavirlik yapıyorum.
10 yaşımdan beri yelken sporu ile uğraşıyorum. 7-8 yaşımda bahçemizdeki tenis kortundan tenis oynamaya başladım halende devam ediyorum.  10 sene evvel de squash oynamaya merak saldım. Bunlar haricinde yelken ile alakalı olarak kürek ergometresi, bisiklet ve ağırlık çalışması da durmadan yapıyorum.
Bu sene son olimpik seviye de yelken sezonum olacağından yeni bir meşgale başlangıcı olarak Triatlon yapmaya başladım.

Yelken sporuyla nasıl tanıştın ve yapmaya karar verdin?

Babam da yelkenciydi. Hayatımız hep denizin kenarında geçiyordu. St Joseph e gittim denizin dibindeydi, evim denize yakındı, çocukluğum yelken kulübünde geçti diyebilirim. Sanırım yelkenden kaçmam mümkün değildi.

Senin yelken ile ilgili katıldığın birçok yarışma olduğunu biliyoruz. Hatta yılın belli dönemlerinde bunun için sık sık yurtdışına çıkıyorsun sanırım. Biraz bu yarışmalar hakkında konuşalım istersen.

Bahar aylarının başından Eylül’ün başına kadar yurtdışında devam eden bir circuit var olimpik yelken sınıfları için.  Bunu takip etmek durumunda kalıyoruz. Hem iş hem bu aktif olimpik yelkencilik tüm vaktimi alıyor.  Tabii yurt dışında bu circuit deki sporcuların çoğunun işi oluyor sadece, benim için böyle bir durum söz konusu değil.  Hem çalışıp hem de elimden geldiğince yarışmam ve antreman yapmam gerekiyor.

Yoğun iş temposu içerisinde antrenman yapmaya fırsat bulman zor olmuyor mu? Programını nasıl oluşturdun?

Antreman sabah ve akşam iki antreman şeklinde oluyor. Eğer pilates ile core training im de varsa bu sayı üç e çıkıyor. Spora vakit bulamıyorum lafının büyük bir kendini aldatış olduğunu düşünüyorum.  Sadece saatlerimizi iyi ayarlayıp, disiplinli olmak kafidir.  Zaman idaresini iyice kavramış olmak  gerekiyor, özellikle İstanbul gibi karmaşık bir şehirde.

Akif Muslubaş finn 2010Garda 2011Çeşme

 Antrenman yaptığın ve yarışlara katıldığın dönemlerde beslenme ile ilgili özel  bir program uyguluyor musun?

Hayır uygulamıyorum.  Zaten sağlıklı besleniyorum.  Yaşımdan dolayı metabolizmamda ciddi yavaşlama var eskisi gibi kilomu koruma sıkıntım yok. O sebeple protein ağırlıklı besleniyorum.  Takviye tozlara inanmıyorum. Sadece gerçekten organik gıda takviyesi birkaç ürün kullanıyorum.  Antioksidan gıdaları tüketmeye gayret ediyorum.  Basit şekerlerden ve tuzdan uzak yaşıyorum.  Bol bol meyve ve sebze yiyorum.  Abur cubur ve kızartma hayatımda pek yeri yok.  Tek mücadelem çikolataya karşı sanırım. Onu kontrollü tüketmeye gayret ediyorum.

Yelken yapmak,yarışlara katılmak sana ne hissetiriyor? Denizde olmak güzel bir duygu olsa gerek,biraz da yaptığın sporun bu yönlerinden bahsedebilir misin ?

Yelken tüm sporlardan farklı olarak tamamen birey ve doğanın mücadelesinden oluşuyor.  Sıkıldım diyip durmanız mümkün değil.  Çünkü bir şekilde teknenizi ve kendinizi karaya getirmeniz gerekiyor.  Doğa ile tek vücut olmak için en ideal spor sanırım. Ben denizdeyken “varolmanın dayanılmaz hafifliği”ni tam manası ile hissettiğimi düşünüyorum.

finngoldSF1Selanik Atina 2010palma 2011

Bu sporu kimlere tavsiye edersin, herkes yapabilir mi?

Yelkenin diğer sporlardan farkı her yaşta her durumda icra edilebiliyor olması sanırım.
Herkes olimpik seviyede yapmasa bile denizin üzerinde tekneyi kullanmak sureti ile bir şekilde yelken yapmanın keyfini her yaşta çıkarabilir.
Yelken öğrenmek isteyenlere tavsiyem senin de tanıdığın Sinan Sümer’in yelken okulu Alize Yelken okulu olacaktır.

 Biliyorsun erkekler pilates,yoga ve benzeri egzersizlere biraz önyargılı yaklaşıyorlar. Sen 2 seneyi aşkın bir zamandır pilates yapıyorsun. Bunun yaptığın spora ve hayatına etkilerinden biraz bahsedebilir misin?

Pilates yapmadan önce de kuvvetli ve sağlam bir yapım vardı fakat Pilates bana gerçekten sağlam bir core yapısına sahip olma imkanı verdi.
Yelken yapınca yada ofiste uzun saatler oturunca oluşan sırt-bel kasılmalarımın-kramplarımın hiç birisi kalmadı artık.
Pilates sayesinde core bölgemde çalışmayan hiçbir bölge kalmadı . Tüm erkeklere de tavsiye ederim.

 

Aşağıdaki linklere tıklayarak Akif Muslubaş’ın Avrupa 8. si olduğu yarışların detaylarına ulaşabilirisiniz.

http://www.cumhuriyetspor.com.tr/finn-de-olimpiyatlara-bir-adim-daha-yaklasildi.html

http://www.tyf.org.tr/News/549/2012-finn-avrupa-sampiyonasi-sonuclandi

Herkese sağlıklı neşeli ve egzersiz dolu haftalar dileriz :))

Hayata ve kendinize Focus’lanın.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir